Etiket Ara

peçe

Yazılarımız

Seyyar Tebliğ

5 Ağustos 2016

Birkaç ay önce yaklaşık bir saatlik otobüs yolculuğu yapmam gerekti. Koltuğa oturdum, Kuran-ı Kerîm mealimi elime aldım, otobüsün kalkmasını beklemeye başladım.

Tek başına yolculuk yapmak bana hep cazip gelir. Yanıma kimse oturmayınca bana geniş araziler bağışlandığını falan mı düşünüyorum bilmiyorum 🙂 Belki de bu, yanıma erkek yolcu verdilerse ne yapacağım korkusunun bilinçaltı yansımasıdır, kim bilir. Hatta çoğu zaman yolculuk yaparken iki kişilik koltuk mu alsam acaba falan diye düşünürüm 🙂

Tabi çoğu zaman olduğu gibi yine yan koltuk doluydu. Neyse ki sahibi erkek değildi. Bu kısa yolculuk için iyi bir başlangıç sayılabilir.

Kolunda çantasıyla başörtüsüz bir bayan geldi oturdu yanıma. Otobüs kalktığında benim de iç hesaplaşmam başlamıştı. Yanımdaki bayanla iletişim kurmaya hiç hevesim yoktu. Canım daha çok kâh başımı cama yaslayıp dua ederek kâh meal okuyarak kâh uyuklayarak bu bir buçuk saat bitsin istiyordu. Bir yandan kendime kızıyordum. “Eğer yanındaki insanla iletişime geçmezsen pişman olacağını biliyorsun merve” diyordum. Diyordum diyordum da bir türlü harekete geçemiyordum. Neyse ki sonra beklediğim ilahi işaret geldi 🙂

Yanımdaki bayan bana gülümseyerek şeker uzatıyordu. Şekeri istemesem de tebessümü geri çeviremezdim.

“Öğrenci misiniz” diye başladı söz.
“Nerelisiniz?” diye devam etti.
Sonra pek çok yere uğradı. . İyice koyulaştı muhabbet.

Ayşegül abla bana dini konularda bazı şeyleri yapmak istediğinden ama yapamadığından bahsetti. Benim gibi örtünenlere çok imrendiğini ama bir türlü tesettüre giremediğini anlattı. Karşımda islama aç ve bu açlığının farkında olan bir insan vardı. Bu yüzden birçok şeyi anlatmak daha kolay olacaktı. Ben de anlattım. Bir buçuk saatte neler konuşulabilirse konuştuk işte. Dini meseleler üzerinden güncel meselelere bile geçtik. Ona kitaplar video kanalları ve internet siteleri tavsiye ettim. Ona okuması için mealimi hediye ettim.

Numaralarımızı aldık, birbirimize dua ettik ve ayrıldık. Belki çok iyi anlatamadım, belki anlatmam gerekenlerin hepsini anlatamadım. Ama ona samimiyetimi hissettirdim, ve ben de onun samimiyetini hissettim. Ayrıldığımızda o neler düşündü bilemem. Ama benim inancımı, umudumu, azmimi artıran kısacık bir yolculuk oldu. Dünya o kadar da kötü bir yer değildi. Islamı dinlemeye hevesli insanlar hâlâ vardı. Görünüşler iç dünyaları tamamen yansıtmıyordu. Belki güzel şeyler olurdu. Belki bir iki üç dört beş altı yedi derken kocaman olurduk. Kim bilir?

O tuhaf başlığa gelecek olursak. Şimdi sevgili okur yazar bu başlıkla şöyle şeyler söylemek istemiş olabilir: arkadaşlar tebliğ çok kolay arkadaşlar Rabbimiz çok büyük bize her yerde tebliğ imkanı vermiş. Arkadaşlar tebliğ yapalım tebliğ 🙂