Yazılarımız

Peçemin Altından Bildiriyorum

2 Ocak 2015

Yazmaya bir süredir ara vermiştim. Fakat bazen öyle oluyor ki “desem öldürürler, demesem öldüm” pozisyonuna erişebiliyorsunuz. Kalem kağıdı okşamadan kalbiniz huzur bulmuyor.

Ne diyordu yazar: “kalem benim kale’m!”

Özdilek markası 2015 yılı için bastırdığı takvimlere bir resim koymuş. Heyhat ki resim bir çocuğun elinden çıkmış.

Bir ilkokul çocuğunun!

Peçeli/çarşaflı kadınları parmaklıkların arkasına çizmiş. Onların önüne de kollarını iki yana açmış sarı saçlı, özgür(!) bir genç bayan…

Bu resim hakkında arkadaşımla konuşurken bir an durup hüzünlü bir tebessümle ‘sahi’ dedim, ‘ilkokuldayken ben de çiziyordum bu resimlerden’… “Halkların çıplaklığı”nı savunduğumdan falan değil.. O zamanlar “benim bedenim benim kararım” eylemleri de yok.. Çocuk aklıyla sarı saçlı,mini etekli resim öğretmenimden bir aferin almak içindi hepsi.. Ha bir de “kara çarşaflı” kadınların nasıl modernleştiğini anlatan resimler okul sergisine alınırdı genelde..

Bu resmi çizen çocuk başka bir ülkede yaşıyor olsa neyse.. Ama halkının çoğu müslüman olan bir ülkede yaşayan ve uzaktan da olsa peçeye/çarşafa şahit olan bir çocuğun bunu bilinçli olarak yaptığını zannetmiyorum ben.. Olsa olsa kemalist öğretmenlerin zihin bulandırmalarının, yada her akşam izlediği tv dizilerinin bilinç altında bıraktığı birtakım izlerin neticesidir bu resim..

Ebeveynlerin kafa dinlemek için çocuklarını önüne attıkları tv dizilerinde -ve tabi en “muhafazakar” kanallarda- ne söyleniyor?

Bir yanda doğudan gelen başörtülü kız ve onu zorla evlendirmek isteyen babasını; diğer yanda istediği zaman sevgili değiştiren, ailesinden ayrı yaşayan üniversiteli özgür(!) kızı anlatıp hayatları kıyaslanıyor…

 

Özdilek, müşterilerden gelen tepkiyi görünce uyduruk bir açıklama yayınlamış. Kapitalistler şikayetten korkar. Çünkü onlar müşteriye taparlar.

Doğrusu sevinmedim değil, ülkemde hala bu resimden rahatsızlık duyacak insanlar varmış diye…
Bu açıklamada ne kadar samimiler bilemem ama en azından değerlerimizle dalga geçemeyeceklerini anlamış oldular.

Yav arkadaş şu başımızda taşıdığımız örtü ne mübarek bişeymiş, yıllardır tartışa tartışa bitiremediler!
Başörtü fobisi modern şallılarımızla bi derece aşılmıştı. Şimdi de çarşaf/peçe hazımsızlığı…

Yok ellerine, ayaklarına zincir takılmış peçeli eylemler, yok çarşaf yırtmalar, yok parmaklık ardına çizmeler…
Sen hiç peçe/çarşaf giydin mi de çarşaf giyenlerin hissettiklerinden bahsediyorsun kemalist teyzecim?

Senin sarı saçların, giyim tarzın, hatta tavırların batının sultası altında onu n’apcaz?

Ha, bir de pek sevgili kıymetli muhterem islamcılarımız var… Peçe islama sonradan sokulmuştur da kadının sosyal hayatını engeller de vıdı vıdı vıdı…

Ben cennette Aişe annemle ip atlamak, muhabbet etmek, sıkı sıkı sarılmak istiyorum. Bu da ancak onun gibi yaşamaya çalışmakla mümkün.
Bugün yaşasaydı siz onu ciddiye bile almazdınız bence… Evinde oturup duran, kara örtülere bürülü, tesettürün yalnızca sol gözü açıkta bırakabileceğini söyleyen bir kadın…

Sizin tezinize göre sosyalliği sıfır… Ama bu asosyalliğe rağmen gelmiş geçmiş en büyük fıkıh alimlerinden biri. Erkeklerin… Tüm ümmetin hocası…

-Ama o peygamber hanımııııığğ
+Sopa var yen mi?

Yani, demem o ki…
Ahkam kesmeyi bırakın. Sağcınız da solcunuz da…
Peçe/çarşaf Hz.Aişe’nin, asıl osmanlı kadınlarının kıyafeti olduğu gibi bizim de kıyafetimiz olacak…

Biz peçeyi sandığınız gibi bir baskı altında kalarak da takmadık. Hatta aksi yöndeki baskılara rağmen taktık…

Peçe takmayı düşünen kardeşlerim…
Siz modern dünyanın çarpık düşünme yapısında ters dönmüş kavramlara aldırış etmeyin.

Peçe esaret simgesi değildir, bilakis açıklık esaret simgesidir. Peygamber döneminde cariyelerden başka kim açık dolaşabiliyordu sokaklarda?

Dünyanın tüm özdilek beyinlileri dinleyin:
Peçemin altından bildiriyorum:
Felaket özgürüm.
Valla bak!
(:

Bunları da Okuyabilirsiniz

8 Yorumlar

  • Reply Zülâl زلآل 2 Ocak 2015 at 21:28

    Felaket özgürüm.Valla bak! (: Bu çok hoşuma gitti.;)

  • Reply Gurretiayn Kafkasya 3 Ocak 2015 at 00:03

    Desek de demesek de öleceğiz… Sen yine de yaz biraz… Devrilsin domino taşları… (:
    kalemine kuvvet …

  • Reply Rizvan TETİK 3 Ocak 2015 at 14:35

    gel de gülme şuna. Sinirlenmek değil! Estağfirullah Ne haddimize Menfaatleri adına çocukları oyuncak etmek ancak onlara yakışır.Buna ancak gülünür.Acizliğin simgesi!

  • Reply zeyno 3 Ocak 2015 at 19:45

    Gerçekten harika olmuş yüreğine sağlık bende bi peceli olarak felaket özgürüm::)))))

  • Reply Esen Doğan 15 Ocak 2015 at 08:18

    Ne diyeyim bilemedim ki.. Sadece etkilendim epeyce .. Kaleminin kuvveti daim olsun Rabbim hep yüzü gülenlerden eylesin, eğer gülemeyeceksek de sabretmeyi öğretsin bize.. Selamlar bolcaaaa 🙂

  • Reply kara muhacir 15 Ocak 2015 at 08:19

    Kalemine sağlık kardeşim !

  • Reply Adsız 15 Ocak 2015 at 23:07

    Allah sizden ve sizin gibi yaşayanlardan razı olsun.

  • Reply Adsız 13 Eylül 2015 at 19:07

    Dayak var yen mi ? :)))))) güzel olmuş elinize sağlık MÜSLÜMAN KADINLAR ZATEN ÖZGÜR 🙂

  • Cevap Bırak