Not Defteri

Körün köre yol göstermesiymiş her şey!

11 Mayıs 2014

Yıllar önce okuduğum bir kitaptan beni çok etkileyen bir pasajı sizlerle paylaşmak istedim. Genç bir kızın ayrıldığı öğrenci evindeki arkadaşlarına yazdığı mektup…

“Körün köre yol göstermesiymiş her şey!
Kalbimiz Allah’tan başka şeylerle dolu iken, bu dünya için yaşarken; asıl o zaman zorluklar başlar.
Bir zamanlar sizden yardım isterken, Allah’ın dinini sizden öğrenmeye çalışırken, düşünüyorum da: Körün köre yol göstermesiymiş her şey! Üzerimdeki hakkınızı inkar etmiyorum. Ama sizden öğrendiklerimle yetinmeyip aramaya devam etmek beni Allah’a daha çok yaklaştırdık.
Kıymetli arkadaşlarım. Çok araştırdım ama Allah’ın emri ve peygamberimizin sünnetinden kıl payı ayrılmaktan korkan, bid’atlerden uzak, temiz ve pak bir ilim yuvası göremedim.

Kapandım derken, Fransızların pis pardesüsünü, Amerika’nın bitli kotunu, gavurun eteğini, eşarbını giyerek kapandım ve müslüman olduğum dediğim günler için ne kadar üzülüp ağlıyorum bir bilseniz.
Gavur kadının zerresi müslüman kadına benziyor mu da biz müslüman olduğumuz halde, kapalılığımız içinde bile onlara benzemekten geri kalmıyoruz?

Pek çoğumuz Allah’a gizlice ortak koşuyor neredeyse! Haşa, Ey Allah’ım, sen becerememişsin şunlar şunlar da olsun. Bu zamanda bunların bunların da olması lazım diyoruz. Oysa Kıyamet’e kadar bize ne gerek? Kur’anı Kerim’dekiler, Peygamberimiz (s.a.v)’in yaşantısı ve Veda Hutbesi’nde söyledikleri değil mi?
Biz farkında olmadan dinimizi, bid’at çöplüğü haline getirmişiz. Ayetten, sünnetten habersiz, o, bu, şu üstadın yazdığı romanlarda, dergilerde Allah’ın zaten bize bildirmiş olduğu hakikatleri arıyoruz. Ya da ruh hastalıklarımızın şifasını Freud, Erik From gibi sapıkların uydurduğu laf kalabalıklarında arıyoruz. “Müslüman Kimliğini Nasıl Oluşturuyor” panelinde, psikolojide okuyan arkadaşım, çocuk eğitimi hakkındaki ayet ve hadislerden habersiz, Erik From’ın düşüncelerini savunduğu o gün gözümün önünden gitmiyor!

Allah’ın bildirdiği hakikatleri yanlış yollarda, yanlış araçlar içinde arıyoruz. Kendimizi anlamadan, müslüman benliğimizi oluşturmadan, gavurun dilini öğrenmeye kimliğini anlamaya çalışıyoruz. İşe tersinden başladığımız için, akıntılara kolayca kapılıyor, helak olduğumuzun farkında bile olmuyoruz.
Peygamber (s.a.v), İslam’ı tebliğ ederken tiyatro oynatarak, İslami filmler çevirerek ya da onun-bunun romanlarını okuyarak yapmamıştı. Tebliğde her yolu mübah bilipi kendi kafamızdan kıt aklımızdan bid’atler fışkırtıyoruz.
Ama çok şükür ben kendime yol gösterici buldum. Mektubuma, hocamızın bir sohbetinden bir bölüm aktararak son veriyorum.
“Elmas madenini arayan adam, elmas ararken işe çok uzaklardan başlamış. Bütün varlığını elmas madenini aramak için harcadıktan sonra, bulmadan ümidini kesip eve dönmüş. Evinin önünden akan dereye bakarken bir de ne görsün? Elmas madeni, orada değil miymiş? Eğer aramaya evinin bahçesinden başlasaymış, önceki emekleri boşa gitmiş olmazmış. 

Biz de aynen onun gibiyiz. Rabbimizi uzaklarda arıyoruz. Onun yeri olan kalbimize bakmadan uzaklara koşarak boşuna yoruluyoruz. Bu koşullar sırasında da kalbimizi dünya ve içindekilerle doldurup çöplük haline getiriyoruz. Biz beşer olarak aslen çamurdanken çamura pisliğe oturmuyoruz da, Rabbimiz çöplük haline getirdiğimiz kalbimizi mekan tutar mı hiç?
Suç kimde? Bizde.. Güneşin gündüz tüm yeryüzüne ışık saldığı gibi Rabbimiz de bizlere sürekli tecelli ediyor. Fakat kalbimiz kabuk bağladığı için o tecellisi kalbimize girmeyerek geri yansıyor.
Akıl, bir çobandır. İman da bir kuzu. İffet ve haya da kuzunun ziyneti. Şeytan da bir kurt.

Akıl, nefsin, heva ve hevesin, dünyanın peşinden gidince; yani iman’ın çobanı gidince, kurt gelip kuzuyu yiyor…”

Bunları da Okuyabilirsiniz

4 Yorumlar

  • Reply Adsız 11 Mayıs 2014 at 22:37

    kardeşim kitabın adını paylaşman mümkün mü?

  • Reply Peçeli Kızın Günlüğü 12 Mayıs 2014 at 14:16

    elbette kardesim,mızraksız ilmihal-mehmet efe

  • Reply Büşra Söylemez 3 Ağustos 2014 at 09:40

    Selamun aleykum kardesim ben yol gostericimi buldum demisin kim oldugunu payladabilir misin zira bende arayis icindeyim

  • Reply adsiz 15 Eylül 2014 at 20:54

    Sayfayi actigimdan beri hic ara vermeden butun yazilari okudum, okudukca sevdim heveslendim ta ki bu yaziya gelene kadar. Sevgili kardesim iyi soylemissin hos soylemissinde islamdan cok uzak olan bi insani direk islamin emirleriyle sevdiremez ancak kacirirsin. Bu islamin eksikliginden mi haşa tabiki hayir bu cevrenin etkisi yillarin verdigi alisilmis bi yasam on yargilar vs. Birsuru sey. Bazen bir tiyatro bi şarkı bi video bi insanin kalbine dokunurda onu Allahin izniyle islama yaklastirir. Allah' ı anlatnak adina en ufak bi çaba goruldumu desteklenmeli, gerek yok yollari uzatiyoruz yanlis yerlerde geziyoruz fikrini cok yanlis buluyorum. Bunlarda bir video bir siir bir kitapla hayati degismis benim acizane fikirlerim. Hakkinizi helal edin. Peceyi seviyorum

  • Cevap Bırak