Yazılarımız

Kim Soktu Bizi Bu Cam Fanusa?

30 Eylül 2014

Ağır bir ilahi eşliğinde araba yollarda sarsıla sarsıla gidiyordu. Sabah’ın henüz yedisiydi. Gün yeni ağarmış, temiz hava ciğerlerimizi bayram ettirmişti.

Bizi bırakan abiye teşekkür edip bavullarımızı yüklendiğimiz gibi soluğu iskelede aldık. Uzun sıra vardı, bavulumu alıp bir kenarda sahil merkezini incelemeye başladım.
Hiç başörtülü yoktu nerdeyse. Sahil boyunca barlar, kafeler sıralanmış insanlar hızlı hızlı kahvaltı etmeye çalışıyorlardı.

Bir de gece görmüştüm burayı. İnsanların barların ışıkları altında kaybolan hayatlarını …
Nasıl bu kadar uzaklaşmışlardı asıllarından bir türlü anlam veremiyordum. Dinimizi bırakalım ne örf kalmıştı ne adet…

Haliyle görüntümü çok garipsiyorlardı. Gelen geçen iyi bir süzüyordu “bunun ne işi var burda” der gibi… Bazılarının gözlerinden nefreti, kini rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. İmkanı olsa sizi bir kaşık suda boğacak gibi..
Vapura bindikten sonra önümüzdeki bayan arada arkasını dönüp beni gözleriyle yiyecek gibi bakmaya devam etti.

Bana burda bir şey olsa kimsenin sesi çıkmayacağa benziyordu.
Aklıma bir abla ile konuşurken söylediği şu söz geldi: “Toplumdan kendinizi soyutluyorsunuz. Herkese size düşman gibi bakıyorsunuz. Kendi kendinizi bu kadar soyutlamanız yanlış.”

Düşünmeye başladım. Gerçekten biz kendimizi soyutlandırıyor muyduk. Yoksa toplumun psikolojik baskısı bizi ötekeliştirmeye mi itiyordu.

Yedi yıl boyunca insanların kıyafetime olan tepkilerini düşündüm. Daha geçen hafta bir dükkanda yaşlı bir kadının sözlü saldırısına uğramış ne yapacağımı şaşırmıştım.
“Bunun ne işi var burda!” sözü aslında bu sorunun cevabını veriyordu bende..

İnsanlar bizi toplumun içinde görmek istemiyorlar.
Havaalanına gittiğimizde, resmi dairelere gittiğimizde bize yapılan farklı muamele “Sen toplumda ikinci sınıf vatandaş olabilirsin anca” mesajını veriyor.
“Aç şu yüzünü yemeyeceğiz herhalde” diye bağıran ve yüzümü açmadıktan sonra resmi işlemimi yapmayan memur bizi bu toplumdan soyutluyor.
Otobüslere bindiğimizde alacalı gibi yanımızdan kaçan insanlar bizi bu toplumdan soyutluyor.
Bizi “öcü, hırsız” diye çocuklarına tanıtan bu insanlar soyutluyor.
Ve hatta bizi aşırılıkla suçlayıp radikal, vahhabi, aşırı gören İslamcı kesim soyutluyor.

Buraların gerçek sahibi bizken, bu topraklar çarşaflı peçeli ninelerimiz tarafından kurtarılmışken şimdi ise bize yabancı muamelesi yapılıyor.
Biz kendimizi farklı bir millete ait farklı topraklara ait hissetmiyoruz. Bilakis bu toprakların asıl sahipleriyiz. Ama ne yazık ki kendi kültürüne, dinine o kadar yabancılaşmış ki bu toplum ‘asıllarını’ inkar ediyor.
Toplumda dini özgürlüğün yaygınlaştığını zannediyoruz ama bir o kadar toplum dine yabancılaşıyor.

Bir keresinde işi olan bir arkadaşımı bekleme amaçlı üniversiteye girmiştim. Yanımdan söylenerek geçen öğrencileri hiç duymamıştım bile… Gayet iyi bir şekilde üniversiteden çıkmıştım. Haftalar sonra bir ortamda arkadaşıma bu olayı anlatırken şakayla karışık “Ne başörtüsü peçeyle üniversiteye girdim ben” dediğimde, bize kulak misafiri olan o çok bilmiş teyzelerimizden biri “amaan haa çocuklar, şu sıralar zaten tekin değil. Devletimiz başörtüsünü serbest yapmaya çalışıyor. Böyle peçeyle falan girip de başımıza iş açmayın.” dedi. Tabiri caizse teyzemiz ‘ortalarda gözükmeyin’ ince ayarını veriyordu. Ne diyeceğimi bilemedim sustum, kaldım..

Velhasıl, biz bu halimizle toplumda soyutlanmadan nasıl Müslümanca yaşamaya çalışabiliriz bunun mücadelesini veriyoruz. Bu bozuk akıma kendimizi bırakmamanın izzetini yaşamaya çalışıyoruz. Kimseyi ötekileştirmeden kendimizin bu toprakların asıl sahibi olduğunu söylüyoruz.

Biz bu topraklarda büyüdük ve Allah bilir bu topraklarda gömüleceğiz… 

Bunları da Okuyabilirsiniz

8 Yorumlar

  • Reply Rabia Erin 30 Eylül 2014 at 22:46

    Malefef otekilestirdiler bizi.
    Pecelier arabistan da yasasin
    Deniliyor. Aslini unutmuş osmanliyi
    Unutmuş milletimiz. Ve gittikçe batililasiyoruz
    Tesettür mumin kadinin cihadi haline döndü Rabbim muvaffak etsin.

  • Reply Gurretiayn Kafkasya 9 Ekim 2014 at 10:58

    Öyle güzel dile getirmişsin ki kardeşim. ALLAH azze ve celle razı olsun. Cümle mü'min erkek ve kadının yar ve yardımcısı olsun

  • Reply LoveMeorLeaveMe 28 Ekim 2014 at 18:03

    Selamlar 🙂

    Düşünüyorum da bu blogu bunca zamandır ben mi keşfedemedim? Yoksa yeni misiniz? Yazdıklarınıza bayıldım, her satırda aynen ya! Aferin ya! Hıh işte doğrusu bu! Filan dedim 🙂

    Ben peçeli değilim, giyim kuşam olarak da yanınıza yaklaşamam, ama ben de aynı şeyleri belki bir tık aşağınızda yaşayan 'bu ülkenin' bi genciyim.

    Bi önceki yazıda dediğiniz gibi ben de durmadan 'bu memleketin asıl sahipleri biziz' feveranları gerçiriyorum 🙂

    Ve bi kitap yazdım. Başörtülü bi lise öğrencisini anlattım. Olması gerekeni değil, gerçekleri yazmaya çalıştım. Bloguma beklerim 🙂 kitabım da Benden Duymuş Olma da… Carpe diem yayınlarından çıktı.

    Sevgiler 🙂

  • Reply Özlem Karadeniz 28 Ekim 2014 at 18:04

    ♥Selamünaleyküm çok güzel bir yazı.. ben sonradan tesettüre girdim daha sonrada çarşafa.. Şimdi çok daha huzurluyum.. Blogunuzu yeni keşfettim.. Bir selam vereyim dedim.. Takipçinizim.. banada beklerim inşaAllah..
    Sevgi ve muhabbetle kalın..♥♥♥

  • Reply Peçeli Kızın Günlüğü 28 Ekim 2014 at 18:10

    "LoveMeorLeaveMe" kardeşim kitabınızı en kısa zamanda temin edip okuyacağız inşallah. Teşekkür ederiz yorumunuz için 🙂

  • Reply nihal akçakaya 3 Ocak 2015 at 14:35

    Ahh, ben de blogu yeni keşfedenlerdenim nasıl mutlu oldum bilemezsiniz Allah sizden razı olsun.

    Aynı derdi birkaç haftadır ben de fark etmeye başladım. Ben sadece tesettürlüyüm, peçem yok belki bir gün o da nasip olur bana. Asıl bahsetmek istediğim konuysa şu, kapalı insanlara, çarşaf giyenlere (doğru mu tabir ettim bilemiyorum yanlışsa hakkınızı helal edin) canavar muamelesi yapıyorlar. Dışlıyorlar, sanki Allaha inanan insan, insan değilmiş gibi. Sorsan hepsi özgürlükçü, hepsi çağdaştır. Biz ki sokağa mini şortuyla, makyajıyla çıkan insana Karışmıyoruz, karışmaya da hakkımız yok zaten her insan istediği gibi gezebilir. ama onlar bizim inandığımızın emrettiği tesettürümüze karışıyorlar, sadece Karışmıyor üstüne hakaret ediyorlar.

    Nasıl öfkeyle doluyorum bir bilseniz. On beş yaşındayım, on bir on iki yaşlarımdayken kendi isteğimle kapandım iyi ki de kapanmışım diyorum, bir bakıyorum, çocuk yaşta kapatılır mı biri diyen bir insan, o yaşta kapanıyor mısın dercesine tuhaf tuhaf bakanlar. En rahatı ne bir şey diyene bakacaksın ne de hakaret edene. En iyisi terbiye ile cevap verip susmak, cahil dert anlatmak zordur çünkü. Gururla örtünü de peçeni de takacaksın, hakaret ederek kendini yükseltmeye çalışan cehalet içinde boğulan insanlara verilecek En güzel cevap bu bana kalırsa.

  • Reply Adsız 15 Şubat 2015 at 16:03

    Bu yorumun tamamrn uydurma ve ironi olduğunu daha önce de yazdım size.ne siliyorsunuz ne altına ironidir deyişimi ekliyorsunuz."yayınlarken taraflı davranmıyoruz" diye bir değil on bölüm yayınlasanız da işinize gelen apaçık yalan habere inanmaktaki ve onu yaymaktaki hevesiniz ortada.

  • Reply Peçeli Kızın Günlüğü 15 Şubat 2015 at 16:06

    Adsız kardeşim, tartışma olmaması için zıt görüşlü yorumların hepsini sildik. Bir problem var mı?

  • Cevap Bırak