Yazılarımız

Gregor Şalsa

25 Ekim 2013
Gregor Şalsa
Bismillah. Hay Allah niye o kadar geç yattım ki. Saat on olmuş. Bu saate kadar uyunur mu yahu. Ahh.. bugün üstümde bir ağırlık var sanki. Çok uyumaktandır, gidiyim de elimi yüzümü yıkayım demiştim ki banyoya girmemle çıkmam bir oldu:
-olamaaaaaaaaaaaazzzzzzz!
İnanmıyorum ya. Ama nasıl olur bu! Son bir cesaretle tekrar bakıyorum aynaya. Kafamda fosforlu bir şal var. Başımın üstünde dik açılı bir üçgen oluşturarak başımdan aşağı iniyor ve boynumu açık bırakacak şekilde iki ucu arkaya sarkıyor. Var gücümle asılıyorum ama çıkmıyor! Allahım nasıl bir imtihan bu… ne olur kurtar beni bu durumdan. Söz bi daha dalga geçmiycem âlâ kızıyla. O da insan sonuçta. Hem yazık, topuz oluşsun diye kafasının üstünde ikinci bir kafa taşımak zorunda gün boyu. Ahhh… nasıl da ağrıyor başım. Hele şu, yüzümdeki makyaj! Yıkadıkça tazeleniyor sanki. İçimde tuhaf bir his var.
-açılııııııııııınnnnnnn!
Banyodan fırladığım gibi odalara dalıp dolapları alt üst ediyorum.
-fotoğraf! Fotoğraf istiyorum ben! Makine verin bana! Yarı profesyonel, tam profesyonel fark etmez yeter ki büyük siyah bişey olsun!
(Ellerim, sesim, zihnim hulasa tüm bedenim ruhuma muhalif çalışıyor sanki. İçimden bi ses ‘bu dağıttığın yerleri kendin toplayacaksın’ dese de engel olamıyorum dolapları boşaltmama.)
Huh nihayet bi makine buldum. Şimdi de içimde deli gibi fotoğraf çekme isteği var.
-çekmeliyim, çekmeliyim, her şeyi çekmeliyim
Çiçeği, böceği, uyuduğum yastığı, parmağımı, aynanın karşısına geçip kendimi, ayakkabımı… yahu yemek yaptığım patatesi soğanı bile çekiyorum. Makine sürekli yanımda duruyor. Bir şeyi on farklı açıdan fotoğraflıyorum.
Ama, ama bişeyler eksik sanki. Ahhh tabi ya benim bi feysbuk hesabım yokken bu fotoğraflar çok anlamsız! Hemen bilgisayar başına koşup kendime hesap açıyorum. Hah şimdi oldu. Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki. Öncelikle bunları sıraya koymaya karar veriyorum.(Bugün yaptığım en akıllıca şey olsa gerek)
İlk olarak biraz kitap okumalı ve müzik dinlemeliyim. Öyle herkesin bildiği şeyler olmaz ama. Beni havalı göstercek, insanlar duyduğunda da kendilerinin aptal olduğunu hissettirecek şeyler olmalı..(Allahım ne yapıyorum ben! Yazarlık nedir bilmeyen adamların kitapları, hiç anlamadığım dillerde müzikler)
O anda hesapta olmayan bişey oldu. Tabi ya nasıl atladım bu ayrıntıyı, benim kemik gözlüğüm yok! Aman Allahım bu halimle türümün yüz karasıyım. Bir el beni tutup dışarı sürüklüyor sanki ve ben karşı çıkamıyorum. (Bu halde dışarı çıktığıma inanamıyorum! Herkes bana bakıyor.) aynaların önünden geçerken gözlerimi kapatıyorum. Hemen bir gözlükçü bulup alıyorum. Artık tam bir entellekt.. neydi o kelime?

Hazır dışarı çıkmışken vafıl yemem lazım. Evet evet hemen yemeliyim. Vafıl yemezsem ölürüm ben, yaşayamam ki! Normal insanlar için ekmek ve su neyse benim için vafıl ve kahve o!
Olamaz fotoğraf makinemi evde unuttum. O olmadan kafeye gidemem.
Eve doğru koşup makinemi alıyorum. Tam çıkacakken arkadaşlarımdan birinin paylaşımı dikkatimi çekiyor: ‘bugün erkek arkadaşımla lunaparka gittik, fotolarını birazdan atcam’
Duruyorum. Başımı ellerim arasına alıp düşünmeye başlıyorum.
-kendime aşık olacak birini bulmalıyım
-kızım hala uyanmayı düşünmüyor musun?
-hı?
Sol yana dön. Euzu besmele çek. Üç kere tükür.
Elimi yüzümde ve başımda gezdiriyorum. Allahım sana şükürler olsun. Kucağımda açık kalan kafka’nın dönüşüm’ünü kitaplığa bırakıyorum. Gece ilk cümlesini okumuş ve uyuyakalmışım:
‘gregor samsa bir sabah uyandığında kendini yatağında korkunç bir böceğe dönüşmüş olarak buldu’..

Bunları da Okuyabilirsiniz

8 Yorumlar

  • Reply Meyra Taştan 2 Aralık 2013 at 08:28

    'Kalbimize değen kelimelerin rüyası' çok güzeldi 🙂 Rabbim ayagimizi kaydirmasin inş..
    Dostlukla..

  • Reply Ayşe Lale 8 Aralık 2013 at 07:43

    hiçbişe anlamadım ama komik galiba 😀

  • Reply Adsız 19 Şubat 2014 at 10:00

    Harika olmuş. Emeğinize sağlık. 😉

  • Reply ummu muhammed 1 Mart 2014 at 16:29

    Hahah süper ötesi 😉

  • Reply Adsız 17 Nisan 2014 at 22:15

    Bayildim harika olmus

  • Reply Adsız 1 Şubat 2015 at 00:50

    Okumakla sizi daha iyi anlamayı umuyordum.fakat okudukca sinirim bozuluyor.saygı; yaşa, eğitime, tecrübeye olabilir hanımefendi.ama bunlardan önce insana saygı duyulur.yorum yapmak bile boşuna ya neyse

  • Reply Adsız 23 Ekim 2015 at 19:21

    Nasıl bu kadar gaddar ve acımasız olabiliryorsun be kadın!! Müslüman kardeşim bilmiyor ama öğrenirse benim gibi farkında olursa o da iyisini yapar demek yerine senin kafandaki peçeye laf atanlardan farksız olarak ironi yapıyorsun onların üstünden! Siz müslümanlar daha birbiriniz içinde muhabbeti uhuvveti sağlayamamışsınız dünya nasıl anlayacak sizi?
    Kızım uyan uyan!! Peçe bir araç amaç değil.

  • Reply Aysel 24 Mayıs 2016 at 03:20

    Böcek öyle mi? Başım açık ve şimdiye kadar hiçbir kapalıya böcek demedim.Yaradan diyor ki sapkınlık içinde olanları helak ederiz hatta onları birbirine kırdırırız.O çok sövdüğünüz ateistleri,başı açıkları,kemalistleri,çağdaş kadınları kovun bu ülkeden.geriye sadece siz kalın.o zaman da birbirinizi boğazlayacaksınız.bu yazıdan belli olmuyor mu?

  • Cevap Bırak