Browsing Category

Röportajlar

Röportajlar

Herşey Kuran’la Tanışmamla Başladı

31 Mayıs 2016

Aslında Herşey Kuran’la Tanışmamla Başladı

(Yeni tesettüre girmiş bir kardeşimizle röportaj)

Elif Nisa kardeşimiz tesettüre gireli henüz yalnızca birkaç ay olmuş. Sizler için onunla güzel bir röportaj yaptık.

Elif hanım bize tesettür maceranızdan biraz bahseder misiniz? Önceden böyle bir fikriniz var mıydı yoksa tesettüre bakışınızı değiştiren birşey mi oldu?

Aslında her şey Kuranla tanışmamla başladı. 19 yaşına kadar Müslümanım diyen ama hayatını İslam’a göre yaşamayan biriydim. Kuran’ı mealinden de okumamıştım. Sonra bir gün bir ölüm haberi almam beni hayatımı, yaşam amacımı, neden bir dine ihtiyacım olması gerektiğini, neden kendime müslüman dediğimi sorgulamaya itti ve araştırmaya başladım. Kafamdaki soruların hepsine Kuran’dan cevap bulmuştum ve artık bilinçli bir şekilde müslümanım diyebiliyordum kendime. Bu da beraberinde eğer müslümansam bu kitaba göre yaşamamı gerektiriyordu. Kuran’a, Rasullullah’a inandığımı söyleyip hayatımı değiştirmemem saçma olurdu. İlk yapmam gereken değişiklik örtünmekti çünkü müslüman hanımın kimliğiydi örtüsü. Ayrıca özgürlük zannettiğim kıyafetlerimin nasıl da beni köle haline getirdiğini daha iyi anlıyordum bir şeyler öğrendikçe. Çünkü kıyafetlerimi ben nasıl istiyorum? değil, İnsanlar bunu giyersem nasıl düşünür? Sorusuyla seçiyordum. ilk başlarda bunu kabul edemesem de. Ama kafamda aynı zamanda bir çok kuruntular da vardı. Hani şu “İnsanlar ne der? İş bulur muyum? Okulda naparım? Arkadaşlarımı kaybeder miyim?”
Halbuki rızık Allah’tandır, iş verenden değil. Seni seçimlerinle hayatında kabul etmeyen, saygı duymayan insanlar ise hayatında zaten olmaması gerekir. Şimdi baktığımda şeytan nasıl da kandırmış beni diyorum 🙂
Hep erteledim, daha fazla kitap okumam lazım, biraz daha sohbet dinlemem lazım dedim kendime. Bir de örtünürsem pantolon, tunik, şal değil ferace ve yeteri kadar büyük eşarp ile başlamalıyım diyordum kendi kendime ve bu yüzden kendimi buna hazırlamaya çalışıyordum.

Okumaya Devam Et…

Röportajlar

Bir Peçelinin Hayatı ve Özgürlüğü

24 Mart 2016
 Niqablovers blogundan beğendiğimiz güzel bir röportajı sizin için Türkçe tercüme ettik.

Bize biraz kendinden bahseder misin?

Ben Kerime Bedevi. 18 yaşındayım Afro Amerikan bir Mısırlıyım. Washington’da doğdum büyüdüm. Bir koleje gidiyorum ve çocuklar bölümündeki kütüphanede çalışıyorum. Erken çocukluk eğitiminde okuyorum , ileride kendi günlük yaşamımda kullanmak veya dünyanın herhangi bir yerindeki çocuklara eğitim vermek için.

Müslüman olmayan bir ülkede okulda tesettürlü olmak çok zor bir durum. Senin için nasıldı?

Başımı örtmeye liseden mezun olduktan sonra başladım. Çeşitli ve açık görüşlü bir okul sisteminden gelmedim. Herkes Afro Amerikan ve Hristiyandı. Erkek kardeşim ve ben okuldaki tek Müslüman öğrencilerdik. Ve ben okuldaki en açık tenli kişiydim,bu her zaman tehditler almama sebep oluyordu.

Okul balosundan sonra dinimde güven kazanmam gerektiğini ve bunu düzgünce yaşamaya başlamam gerektiğini fark ettim. Üniversiteye başlamadan önceki yaz başımı örtmeye başladım. Okulumda şimdiye kadar çevremde ve gittiğim okullarda olduğundan daha çok Müslüman öğrenci vardı buna şaşırdım ve Allah’a şükrettim. Okuldaki tek Müslüman öğrenci olmamak güvende hissetmeme sebep olmuştu. Kapanmak benim için zor değildi çünkü Allah’ı razı edecek bir şey yaptığımı biliyordum ve ailem benle gurur duyuyordu. Annem benim için daima güzel bir örnekti.

Okullarda çekindiği ve utandığı için tesettürünü terk eden Müslüman kardeşlere ne tavsiye edersin?

Bu kardeşlere diyorum ki; başınızı açınca daha çok saygı gösterileceğini düşünüyorsunuz ama kesinlikle yanılıyrsunuz. Tam tersi saygınızı kaybedeceksiniz. Erkekler size karşı kötü davranacak.
Eğer biri yaşadığın islama saygı göstermiyorsa,o kişiler değerli vaktini harcamaya değmez. Ayrıca başını örterek kimlere ilham vereceğini asla bilemezsin.

Okumaya Devam Et…

Röportajlar

Peçenizle Gurur Duyun! (Röportaj)

31 Temmuz 2014
Danimarkalı Ummu Mucahid ablamız ile kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Faydalı olacağını umuyoruz.
Kaç yaşında peçe taktınız?
16 yaşında peçe taktım elhamdulillah. Hayatımda yaptığım en iyi şeylerden bir tanesi diyebilirim. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Şuan 26 yaşındayım. Tam 10 sene önce ilk defa peçe takmıştım.
Peçe yapmaya nasıl karar verdiniz, ne etken oldu?
Peçe giymek benim için doğal oldu, çünkü yavaş yavaş her konuda kendimi elimden geldiği kadar geliştirmeye çalışıyordum. Mesela oruçta sadece farz olanı değil nafilelere de başlamıştım, namazın sadece farzlarını değil nafileleri de kılmaya başlamıştım. Her konuda daha “iyisini” yapmaya gayret gösteriyordum. Sonrada sıra kapanmaya geldi…  Kendi kendime  “en güzel kapanış şekli ne? Allah en fazla hangi giyimden hoşlanır diye” sormuştum..  Sonra peçe hakkında bir yazı denk geldi ve okudum ve emin olmuştum ki peçe en iyisiydi. Diğer ibadetlerim gibi bu konuda da (kapanma konusunda da) daha iyisini tercih etmem gerektiğini düşündüm. Kur’an’da, Sünnette ve Selefi salihin zamanında peçe konulu bir yazı okumuştum. Bu yazıyı okuyunca anladım ki Allah’ın rızasına en uygun örtünme şekli peçe…  Ve hemen başladım. Hayatımdaki en güzel günlerdi, çok mutluydum. Tabi biraz zorluklar gördüm ama hiç kafaya takmıyordum. Önemli olan insanların rızası değil, Rabbimin rızası.
Neler hissettiniz?
Kendimi çok mutlu hissediyordum. İyi bir karar almıştım… Ve elhamdulillah hayatımın en iyi kararlarından biri oldu. Çünkü peçeyle beraber gelen hayat tarzı çok güzel.
Birde Allah beni peçe nedeni ile çok kötü şeylerden korudu. Başıma belki kötü şeyler gelebilirdi peçeli olmasaydım.
En basit örneğe bakacak olursak, beni kötü kararlardan korudu. Dinden uzak olan insanlar (evlilik konusunda) istemedi. Bu konuda beni koruduğunu düşünüyorum. Çünkü dininden uzak olan biri ile evlenmek sadece kişiye zarar vermiyor, gelecek nesiller (çocuklar) için de çok etkisi olacak.
Peçe beni yanlış bir evlilik yapmaktan korudu. Bu bile yeter benim için…
Onun dışında çok güzel bir duygu. Biliyorsun ki sen Allah’ın en sevdiği şekilde giyindin, kapandın.  Ve herkesten farklı olman bile sana güç veriyor. Çünkü doğru yolda olan insanlarda çok az.. Peygamber (s.a.v) söylediği gibi: “İslam garip başladı, başladığı gibi (bir hale) dönecektir. Ne mutlu gariplere” (Muslim)
Ne mutlu bize!
Aileden ve akrabalardan bir tepki aldınız mı?
Ben peçe takma kararı aldığımda akrabalarımın ne düşüneceği hiç aklımın ucuna bile gelmemişti, çünkü ben başkalarını memnun etmek için bir hayat yaşamak istemiyorum. (öyleki zaten herkesi asla mutlu edemezsin.) Önemli olan Allah’ın senden razı olması.
Annem kendisi dindar bir insan ve bizleri de öyle yetiştirdi elhamdulillah. Ama peçe konusunda beni desteklemiyordu. Çünkü okulumu bitirmemi istiyordu (Liseye gidiyordum o dönemler). Ama kararlı olduğumu görünce başka bir şey söylemedi. Ve Subhanallah 6 ay geçmeden annem kendisi peçe giymeye başladı.
Bu da bana şunu öğretti ki Allah kalpleri evirip çevirendir. Yeter ki doğrular üzerinde sabr edelim. Gerisini Allah getirecektir.
Annem ilk önce peçe giymeyeyim diye benimle mücadele etti ve sonrada kendisi peçe giymeye başladı. Ve bununla beraber arkadaşlarımdan da (zamanla) peçe giymeye başlayanlar oldu. Şuan bir çok arkadaşım peçeli elhamdulillah. Ama ilk giydiğimde ben tektim.
Dışarıda aldığınız tepkiler veya yaşadığınız olaylar nasıldı?
Danimarka gibi bir yerde tepki almamak çok zor. Her dışarıya çıktığında insanlar sana tuhaf tuhaf bakıyor, yorumlar yapıyor. Ama inan bu sadece bana güç veriyordu. (Tabi ara sıra moralimin bozulduğu oluyordu ama insan ecri düşününce Allah rızasını düşününce hiç de bir önemi kalmıyor.)
Danimarka’da peçeli olmak nasıl bir duygu? Zor mu?
Danimarka’da peçeli olmak çok zor değil. Çünkü kimse sana saldırmıyor, seni dövmüyor ama tuhaf tuhaf bakıyorlar ara sıra laf atıyorlar. Ama Müslüman dediğin zayıf olmamalı. Böyle şeyleri kafasına takmamalı. Kafirlerin benim gözümde bir değeri olmadığı için onların görüşleri ve tavırları beni etkilemiyor tam tersi kafir beni beğenmiyorsa muhakkak doğru bir şey yapıyorumdur diye düşünüyorum. Elhamdulillah. Ve inanın Allah bana göstermiyor sanki. İnsanlar bana bakınca fark etmiyorum bile, başka arkadaşlarla beraber olunca onlar “şu kadın nasıl bakıyor bir baksana” deyince fark ediyorum insanların baktığını.  Kimse bana bir şey söylemezse fark etmeyeceğim. Başka peçeli arkadaşlarla da konuşunca aynı şeyleri söylüyorlar. Galiba Allah bize göstermiyor onların bakışlarını veya alıştık galiba. 🙂
Şuan Medine’de yaşıyorsunuz. Danimarka ile orayı karşılaştırın desek?
Danimarka’da mücadele gösteriyorsun, güçlü duruyorsun. Çünkü herkesten farklı bir hayat tarzı seçmişsin. Göze batan bir hayat tarzı. Onun için imanın lezzeti daha güzel daha farklı oluyor. Danimarka’ya sabrettim sonra Allah bana Medine’nin yolunu açtı elhamdulillah. Şuan ailemle beraber Medine’de yaşıyoruz. Evlenip buralara geldim ve burada herkes benim gibi peçeli. Peçeli olduğumu fark etmiyorum bile. Tatillerde Danimarka’ya geri dönünce peçeli olduğum aklıma geliyor 🙂 Ama her iki yerde de peçeli olmaktan memnunum elhamdulillah. Müslüman yere göre değişmemeli, doğrusu neyse onu yaşamalı ve insanları takmamalı, umursamamalı. Biz kimse için yaşamıyoruz ve kabrimizde tek başımıza olacağız. Hesap gününde de tek başımıza olacağız. Başkası için yaşasam o hayattan ne tat alırım ne de mutlu olurum. Ama Allah için yaşayınca kendimi canlı hissediyorum, mutlu hissediyorum. Ve Allah’la olan ilişkimin daha da güçlendiğini hissediyorum. Bu da bana çok büyük mutluluk veriyor.
Allahu Teala bana hak etmediğim iyiliklerde bulundu. O’na ne kadar şükretsem az. Bu nimetlerden biriside peçeli olmak.  Çünkü sadece hayatımda peçeden dolayı gördüğüm güzellikleri düşünsem bu bile peçe giymek için yeterli bir sebep (ki ahretteki ecrini saymasak bile.)
Son olarak Türkiye’deki peçeli kardeşlerinize ne tavsiye edersiniz?
Ölünce kabirde tek başımıza olacağız, kimse bizimle beraber olmayacak. Ne annemiz, ne babamız, ne sevdiklerimiz… Bunun için sadece Allah’ı memnun etmeliyiz. O neyi seviyorsa onu sevmeliyiz. O neyi sevmiyorsa ondan uzak durmalıyız. Bu kapanma konusu (tesettür) içinde geçerli. Allah katında en güzel örtü hangisi? Allah bizim nasıl kapanmamızı istiyor? Önemli olan bunlar, gerisi önemli olmamalı. Zaten asla herkesi mutlu edemeyiz. Ona göre de hayatımızı başkalarının isteklerine göre değil, Allah’ın istediği şekilde yaşamalıyız.
Peçe giyince toplumda farklı oluyorsun. Garip oluyorsun. Ama zaten ilk Müslümanlar da böyleydi. Bununla beraber gelen iman lezzeti her şeye değer.
Son olarak peçenizle gurur duyun. Yanlış olan siz değilsiniz, yanlış olan onlar. Bu toplumun anlayışı…
Bunu asla unutmayın.
Ummu Mücahid ablamıza bu güzel tavsiyelerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Allah onu ve bizleri hidayetten ayırmasın.

Röportajlar

Sizin İçin Sorduk – 2. Bölüm

17 Temmuz 2014
Sizin için peçeli kardeşlerimize sorduk: Kaç yaşında peçe yaptınız? Etraftan nasıl tepkiler aldınız? Neler hissettiniz?

Merve (21): Peçe taktığımda 16 yaşındaydım. Bir ramazan günüydü.. Heyecanlıydı, kendimi daha farklı ve rahat hissettim. Tesettür vazifemi tam olarak yerine getirmenin rahatlığı… Genel olarak güzel tepkiler aldım elhamdulillah. Babam ilk gördüğünde çok beğendi. Hatta dediki “İnsan bununla ne kadar özgür olur bende kız olsam bende peçe yapardım” 🙂 Onun dışında komşulardan, akrabalardan dışarıda peçemi indirmeye kalkanlar oldu “bu ne böyle, aç da bi yüzünü görelim” diyerek.. En komiği de “en azından burnunu açsaydın kızım daha iyi olurdu” diyenler 🙂 bir de bunun bari gözünü de kapatsaydın versiyonu var tabi :)) Ne diyelim inşallah o da olur…

Ümmü Gülsüm (20): 17 yaşında peçe taktım. Taktığım zaman kendimi acayip özgür hissettim. İçim huzur doldu. Örtü ayetini daha iyi yaşadığımı, nefsimi yenip sırf Allah için bir şey yaptığımı hissettim. Peçe yapış şeklim Türklerinkine benzemese bile etrafımdaki insanlar çok beğendi tebrik ettiler. Güzel tepkiler aldım yani elhamdulillah. Ailemden ve yakın çevremden tepki almadım.

Ama başımdan şöyle ilginç bir olay geçmişti; Bir yere gidiyordum üzerimde sırt çantam da vardı. Sokakta oynayan 4-5 yaşlarındaki çocuk birden “Teröriiist! Çantasında bomba var yaklaşma, yaklaşma” diye bağırmaya başladı. Geçen senelerde STV kanalında bir dizide terörist karakterindeki kadın arap peçesi takıyormuş. Ordan bu çocuğun aklında kalmış galiba. Bana da dizide geçen kadının ismiyle bağırmaya başladı. Şok olmuştum. Ben yaklaşıp bir şeyler demek istedim çantamın içini göstermek istedim fakat daha fazla bağırmaya başladı. Ben de yanından uzaklaştım mecbur. STV kanalını arayıp şikayet ettim birkaç defa.

Hafsa Y. (20): 18 yaşında peçe taktım. Farkındalığımın farkına vardım taktığım zaman. Taktığım müddet içerisinde her daim çok daha fazla örtümle gurur duydum.
Belki de ailemi veya yakınlarımı yavaş yavaş bu düşünceye alıştırdığımdan dolayı onlardan ani bir tepki almadım. Hatta ailem fazlasıyla mutlu dahi oldular. Ancak takılan bir bez parçası bir çok kişinin gerçek suratını ortaya çıkardı. Güzel yanlarından biri de bu. Hiç beklemediğim insanlar çok fazla aşırıya gittiğimi ve çıkartmam gerektiğine dair farklı bahaneler önüme sunsalarda onlar üzerime geldikçe ben doğru yaptığımı hissettim. Dışarıdan olumlu tepki almadım hiç. Sadece Mekke’de Türkiye’de peçeli olduğumu duyanların “Maşallah” demeleri dışında.. 🙂
Dışarıda yaşadıklarım klasik olaylar. Bir serseri grubunun alkışları ve Ninja geliyor diye bağırmaları… Veya metroya bindiğimde kadının aniden arkasını dönünce çığlık atması. Bir kadının “Ey Suudluu” diye bas bas bağırması. Buna benzer olaylar..

Hatice A. (21): 17 yaşımda taktım elhamdulillah. Ailem alışkın olduğu için bir tepki almadım. (Benden öncekiler tepkileri almış bana da bir şey kalmamış :)) Gerçekten kapandığımı o zaman derinden hissettim. Tesettürün inceliğini, korunmanın gerçekten bu olduğunu fark ettim. Sanki ruhumu özgürlüğe kavuşturdum 🙂

Sümeyye (21): Peçe yapmaya 18 yaşında başladım. İlk yaptığım zaman yazdı. Dışarıya çıktığımda çok heyecanlanmıştım. Tabi hava sıcak baya terlemiştim ama terledikçe mutlu oluyordum. Sanki Allah için bir şeyler yapıp küçükte olsa Allah için sıkıntı çekiyordum. Bu duyguyu hiçbir şeyde bu kadar yoğun yaşamadım. Resmen peçenin tadını aldım ve oldukça güzeldi 🙂 Ben peçeden önce başörtümü büyük takmıyordum. Peçeyi yaptığımda aynı anda başörtümüde farza uygun ayarladım elhamdulillah…
Ve o anda gerçekten tamamen tesettüre girdiğimi ve beynimdeki ayetlere gereği gibi bir kılıf ayarladığımı, insanlara bir şeyleri sözlerden daha çok yaşantımızla bu dini anlatabileceğimizi anladım. Kısaca peçe bir hayat tarzı oldu benim için. İnsanlar peçe takanların alleme olduğunu sanıyorlar halbuki bir farzı yerine getirmiş oluyoruz. Rabbimiz tüm emirlerini layıkıyla uygulayabilmeyi dışımızı ayetlere uygun ayarladığımız gibi içimizi de Kur’an ahlakı ile bütünleştirsin inşallah.

Dışarıdan tepkileri peçe yaptığımdan beri sürekli alıyorum. Hemde hiç değişmeden aynı sözleri duyuyorum. “Kızım sen daha küçüksün biraz daha büyüseydin.”, “Çocuğum gözlerine kadar çekmişsin onu zamanla dayanamaz zaten çıkarırsın (nenelerin tecrübeleri), bari evlenince yapsaydın kısmetin çıkmaz seni böyle görürlerse (tipik teyze endişeleri), yavrum iyi güzel de insanları İslam’dan soğutursun (malum anlayış), tamam yap ama burnunu aç bari (neden burnumu bu kadar görmek istiyorlar anlamadım hiç.), bir şey demeyin buna hevesini alınca çıkarır, bunun yüzünde bir şey var kesin yoksa niye kapatsın v.b sözler.. Zamanla anlıyorsunki tamamen farklı iki insandan aynı sözleri kelimesi kelimesine işitmeni sağlayan tek şey cahillik. Farklı yerlerde olmalarına rağmen aynı tepkiyi veren insanların cehaleti aynı.

Biz böyle durumlar olmasına rağmen peçenin bize verdiği onurla tüm bu sözlerin üstesinden geliyoruz çok şükür. Alnımız ak, yüzümüz kapalı, başımız dik daima 🙂

Amine (23): Aslında 17 yaşında taktım ama işten sebep çıkarmak zorunda kaldım. Tamamen 19 yaşında takmış oldum. Benim için çevre faktöründen sebep peçe takmak cesaret işiydi. Önce iş yeri sonra Müslümanlar.. Ve beni asıl zorlayan etrafımdaki Müslümanlar oldu. Tebrik etmelerini hayırlı olsun demelerini beklerken yok peçe daha dikkat çekiyormuş, yok gözleri daha güzel gösteriyormuş, en azından burnumu açsaymışım v.b cümleler işte..
Birde bu tepkiler etrafımdaki dini öğrendiğim insanlardan olunca o dönemde hem üzüntü hem de Müslümanlara karşı bir ön yargı oluştu bende.

Velhasıl kelam peçeyle ben, çevrem, dış görünüşüm baya bir şey değişti hayatımda. Ama ben olması gerekenin, takvaya en yakın halin bu olduğuna inandım hep ve öyle yaşamaya çalıştım. Peçe bence bir kalkan, koruyucu. Dışarıdan size bakan tarafından her ne kadar olumsuz şeyler duysanızda sırf örtüden dolayı saygınlık kazandırıyor. Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğunu buyuruyor ya Rabbimiz, onun rızası için yapılan bir amelde kulunu darda bırakmıyor…

Meryem (21): Peçeyi 18 yaşında taktım. Kendimi özel hissettim. Daha farklı daha kutsal ve bir Müslüman olarak bu çağda böyle bir kıyafeti taşımak için daha donanımlı olmam gerektiğini düşündüm. Çünkü insanlar genelde önyargı ve kötü gözle baktıkları için bu önyargıyı nasıl kırabilirim diye düşündüm. Ve özellikle kıyafetimden ötürü çocuklar benden dışarıda korkmasın bu görüntüyü sevsinler diye çantamda onlara vermek için şeker taşıyordum 🙂
Ailemden en yakınlarımdan tepki gördüm, garipsendim. Ama bu kıyafetimden Allah’ın razı olduğu düşüncesi yüreğimi hafifletti.

Olumsuz olarak şöyle bir olay yaşamıştım.
Fransa konsolosluğunun bahçesinde oturup içeride işi olan bir arkadaşımı beklerken, ordaki İslam düşmanı, kalpleri kin dolu, gözlerinden zehir fışkıran insanlıktan bir damla nasibini almamış, medeniyet ayağına yatan zavallıların ne kadar sefil ve din düşmanı olduğunu gördüm. Oradaki görevli kadın beni gördüğünde ‘bu ucubeyi buraya kim aldı nasıl girebilmiş buraya!’ der gibi baktı. Elinde olsa peçeme saldırıp yırtacaktı.

Ve peçemi açmamı, açmazsam şayet orda duramayacağımı söyledi. Aksi halde polis çağırmakla tehdit etti. Nasıl bir korku nasıl bir nefretse artık..
Kadın bana ‘burası Fransa toprakları ve Fransa topraklarında peçe kanunen yasak biliyorsunuz değil mi?’ dedi. Bende ‘evet biliyorum ama burası Türkiye ve Türkiye toprakları’ dedim. Kadın daha bir sinirlendi ve ısrarla Fransa topraklarında olduğumu yüzümü açmak zorunda olduğumu söyledi.
Ben de burası Türkiye ve peçemi açmıyorum dedim. Biraz çekiştikten sonra kadın gitti peşinden Fransız polisi geldi ve bana Fransızca bir şeyler söyledi. Yanımda Fransızca bilen başka bir kadın tercüme etti. Poliste tekrar burasının Fransa konsolosluğu olduğunu yani peçenin yasak olduğunu ve yüzümü açtığım taktirde orada durabileceğimi söyledi. Ben de açmayacağımı söyleyip hışımla arkama dahi bakmadan çıktım..

Giderken içim de bir heyecan bir ürperti bir sevinç karışımı duygu yoğunluğu yaşıyordum.
Dışarı çıktım ve gözlerimden sicim gibi yaşlar boşaldı.
Taksim gibi bir yerde insanların hepsi çok garip ve hepsi tip tip bakıyordu bana. Sığınabileceğim bir cami avlusu bile yoktu..
Güya Müslüman geçinilen bir memlekette kendimi çok yabancı hissettim.
Sokaklarda nereye gittiğimi bilmez bir şekilde yürüyordum. O kadar kırılmış ve incinmiştim ki, içimden Rabbim her şey senin için diyordum. Sadece senin rızan için…
Bir müddet ağladım ağladım..
Aslında benim yaşadığım bir şey değildi. Bu dava için ne eziyetler çekmiş yurtlarından sürülmüş kardeşlerimi düşündüm. Ve çok kutsal bir davanın halifesi olduğumu idrak ettim.
Hiçbir kitap hiçbir konferans bana orada yaşadığım şeyi veremezdi.
Ben İslam’ın neferiydim. Ve bu davanın aslında hiç basit olmadığını ve Rabbim için savaştığımı daha iyi idrak ettim.

Siz de hikayenizi anlatmak isterseniz niqabinja@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Röportajlar

Sizin İçin Sorduk – 1. Bölüm

19 Haziran 2014

Sizin için peçeli kardeşlerimize sorduk:
Kaç yaşında peçe yaptınız? Etraftan nasıl tepkiler aldınız? Neler hissettiniz?

Sümeyye (25): 19 yaşında peçe yaptım. Babam ilk yaptığımda evlendikten sonra yap demişti evde kalmamdan korktu galiba 🙂 Sonra bir şey demedi.
Ama bulunduğum yerde Suriyeli zannedilip küçümseyici bakışlara maruz kalıyordum. Ankaralıyım deyince ‘yok canım orda böyle giyilmez ‘ diyenler var.  Bir bilseler orda ne çok peçeli var kalpten giderler 🙂 Çevrem annemden alışkındı pek birşey demediler. Peçe yapmadan önce sürekli peçeli bacıların resimlerini topluyordum. Hayalini kuruyordum onlar gibi olmanın. Sonra ilk yapıp çıktığımda arabaların camlarından kendime bakıyordum inanamıyordum. Kendimi mücahide gibi hissediyordum ayaklarım yere basmıyor da semada yürüyor gibiydim :))

Gülay (24): Peçemi takalı bir yıl olmadı. Aldığım tepkiler sizlerle aynıdır.. “İrandan mi geldin, iyi güzel de bizler gibi yapsaydın ya, her şeyin normali güzel, aşırıcı olmayacaksın, o senin kardeşin aç yüzünü” Yobaz ve öcü çok klişeleşti artık 🙂 Bu vb. sözleri duyunca kendimi bazen bir cedelleşme içinde buluyorum bazen susuyor bir ecir iki ecir kutuya atıyorum 🙂 Daraldığımız anlarda içimizi yatıştıracak ayetler vardır. Hemen bunları tekrarlayınca şarj olduğunu ve şükür vaktinin geldiğini hissediyorsun.. “Cahiller laf attıkları zaman Allahın seçkin kulları selam size der geçerler ” (Furkan 63) diyor sizi yaratan. Daha ne desin? “Seçkinsin sen ya kulum üzülme onların dediklerine, onlar cahil, sen benim ilmim ile cehaletten ayrıldın. Selamet üzere olduğunu belirterek sabırla ve rifk ile selam de geç diyor..”. Onu bana bırak der gibi…

Elhamdülillah kendimi artık daha da korunmuş hissediyorum kirlenmiş dünyaya karşı. Allah beni ayetleri ile sarıyor.. Narin ve zarif fıtratımı kalkan gibi koruyor..Zorlukları var mı evet… Hangi imtihan kolaydır ki zaten? Ama tüm bunlara Allahın rızasını umarak sabrediyorum.. Kişinin günahlarını hatırladığı zaman yaşadığı sıkıntıları bir af kapısı olarak değerlendirmesi gerektiğini biz Rasulden öğreniyoruz. Bizler iman ettik demekle imtihan edilmeden cennete girivereceğimizi sanmadık. (Ankebut 2.) Bu dünyada topladığımız bizim lehimize yahut aleyhimize azıktır. Bizler O’ nun için ve nefislerimizin kurtuluşa ermesi için azık topluyoruz. O yüzden şeytanın hizbine karşı gevşememek, üzülmemek lazım..

Nurhan (20): Peçeyi 19 yaşında taktım. Etraftan hiç hoş tepkiler almadım bazen dalga geçildi bazen kızıldı ama bende hep tepkimi göstererek onları bastırmaya çalıştım elhamdülillah. Çok heyecanlı ve güçlü hissediyordum peçeden sonra. Bana peçe takmayı nasip eden Rabbime hamd olsun. Rabbim peçeyi takmak isteyen takıp da mücadelesini veren herkese yardımcı olsun.

Saliha (19): Peçeyi 18 yaşıma girdiğim gün taktım. Etraftan çok tepki aldım koca karı, ninja, öcü diye çok tepkiler aldım ama hiçbiri etkilemiyor sadece gülüp geçiyorsun zaten açıklasan da dinlemiyorlar. Peçeyi takınca kendimi çok özgür hissediyorum maddi manevi tüm pisliklerden korunuyorum elhamdülillah. Çok güzel bir duygu 🙂 

Sümeyra (24): Yaklaşık 3 sene önce (21 yaşında)  kuran kursunda başlamıştım. Peçeyi taktığım ortamda benim gibiler ve aynı fikirde olan insanlar olduğu için çok zorlanmadım. Aynı şekilde peçeyi takmaya başladığım şehir de buna müsait ve alışkındı, yadırganmadım. Ama kurs bitiminde kendi ailemin yaşadığı şehre geldiğimde tepkiler aldım.Neden yaptığımın bilincinde olduğum için çok zorlanmadım. Ailem karşı çıkmadı. Peçe takmayı düşünen arkadaşlara Ahzab suresinin örtü ayetini hatırlatıp bilincine varmalarını tavsiye ediyorum. Aynı şekilde hadisler de var. Allah amellerinizi zayi etmesin. İmanınızı artırsın.

Gülsüm (22): 21 yaşında yaptım. Bir yıl oldu, akrabalarım hala istemiyor. Ailem karışmıyor. İzmirde peçeli neredeyse yok. İnsanlar dönüp bir daha bakıyor yada uzun uzun bakıp bir daha bakmıyor veya mırıldanıp geçiyorlar. Bu şehirden olmadığımı zannediyorlar. Yabancı muamelesi yapıyorlar.Yalnız pek dışarı çıkmıyorum ne yapacakları belli olmaz 🙂 Peçe takınca özgürlüğün tadına vardım. Takan anlar diyorum. Koruma gibi bir şey.

Özgen (20): 18 yaşımda peçe takmaya başlamıştım.17 yaşımda bunun bilincindeydim. Ama belli şartlar yüzünden yapamadım. Ve bunun bilincinde olup da yapmamak beni yıkıyordu adeta..Artık hiç kimse hiç bir şey umrumda değildi. Kim ne derse desin ben bunu Rabbimin rızasını almak için yapıyorum dedim ve Rabbime sırtımı dayadım. İşte bu! Ailem tepkiliydi tabii.. Biri korkutuyorsun der diğeri rahibe gibi olmuşsun der.. Annem “insanlar ne der” derdinde.. Umrumda değildi ama.. Bazen insan bu alay edici insanları duyunca sıkılıyor..”İnnallahe ma’asabirin” ayeti kalpte yankılanınca gerisi boş. Elhamdulillah binlerce kez rabbime ki bana takmayı nasip etti ve hidayet etti. Şanslıyım modern insanın deyişiyle.. Çünkü Rabbimin izniyle kazananlar arasına gireceğim. Peçe takmak bir şeref, peçe takmak gurur verici bi şey benim için.. Her takıp dışarıya çıktığımda bir kez bir kez daha yükseldiğimi hissediyorum ve bunu yaptığım için kendimle gurur duyuyorum. Ve çok mutluyum peçeyi kullanıp Allah’ın “hicap”ayetine itaat ettiğim için.

Rumeysa (17): Peçeyi takalı 3 yıl  olacak.Tepkiler hep olumlu, destekleyiciydi elhamdülillah. Tabi bu aile tarafından gelen tepkiler. Çevreden bazen incitici, bazen komik tepkiler alınıyor o ayrı bi mevzu. Eğer ki tüm kalbinle bu kararın arkasındaysan olumlu olumsuz hiçbir tepki o kadar da önemli değil. O zaman da şimdi de hissettiğim en büyük şey; huzur. Elhamdülillah hayatta aldığım en güzel kararlardan biri. Ve pişman olmadığım, gurur duyduğum.. Aynı zamanda Onunla her durum ve koşulda korunduğumu hissediyorum o benim savaşım için bi kalkan.

Bint Ubeyd (23): 7 sene önce, 16 yaşımda Ramazan ayının son günlerinde nasip olmuştu ilk karar verip yaptığım gün. Acil hastaneye gitmemiz gerekti ve 1 saat sonra farkettiğimde peçemi yapmayı unutmuşum :D. Çok farklı, yaşamadan anlaşılmayacak heycanlar, tedirginlikler, kendimle mücadeleler yaşamıştım. Çok komik gelebilir ama kalbimle niyet etmiştim. Kendi kendime ne için, kimin rızası için yaptığımı tekrar etmiştim (Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın). Ses tonum, etrafa bakışlarım, hal ve hareketlerimi kontrol edebilmem kolaylaşmıştı. Sanki benim yaptığım her hatanın İslama zarar vereceğini daha iyi idrak edebilmiştim. Bulunduğumuz beldenin ki burası başkent, o dönem en farklı en genç insanı bendim yada vardı da ben bilmiyordum ve hep garip karşılanacağımı düşünüyordum. Beni bu şekilde gören tanıdık tanımadık ablalarım nasıl başardığım hakkında fikir alıyorlar, bir ortama girerken çıkarken seklini öğrenmek için beni bekliyorlardi :). Neden insanlar modernleşirken benim eski çağlara gittiğim, çok çirkinim de ondan mı yüzümü kapatıyorum yada fitne mi çıkarmaya çalışıyorum gibi sorularla da karşılaşıyordum.

Bazen turist zannetmeleri, bir mağazada bir ürünü incelerken bir sure hareket etmeden durduğumda cansız manken zannetmeleri, araba sürerken bazı kişilerin arabanın kendi kendine gittiğini düşünmeleri, peçem yukarıda ayakkabımı bağlarken bir anda aşağı düşünce gözüm kararıp ne yapacağımı ilk an idrak edememe .. gibi komik olayların yanı sıra çok fazla üzücü durumla da karşılaştım. 100 kişiye yakın tanıdığım peçeli arkadaşlarım kardeşlerim ve ablalarım da aynı şeyleri yaşıyorlar.
Cenneti hak edenlerden olmak duası ile…

Kudüsyüzlü Feza (22): İlk peçe takışım 18 yaşıma girdiğim zamandı . Benim için en büyük sevinçlerden biriydi. Ailem bu durumdan pek hoşnut değildi nitekim farklı dünyaların insanıyız onlara göre 🙂 Akrabalarımdan harikulade tepkiler de aldım çok kırıcı tepkiler de. Lakin hiçbir şekilde takmadım bu durumu. Zira hoşnutluk bütün ruhumu çevrelemişti. Hatta unutamam çark caddesinde gezinirken arkadaşım ile bizim ilk bakışta kesin eleştirir zihniyetine kapılacağımız bir bayan beni kenara çekmiş peçemin altından yüzüme bakıp sonra peçemi kapatıp alnımdan öpüşünü ve kızına ”Bak ben olamadım ama sen böyle ol kızım” deyip bana dua etmesini unutamam.  İki sene bazı durumlardan dolayı peçe takmayarak devam ettim fakat şimdi ikinci baharımı yaşıyorum tekrar peçeme kavuştum 🙂 Onun bana hissettirdiği izzet ve takva duygusunu paha biçilemez görüyorum. Rabbim hakkıyla takanlardan eylesin bizi . 🙂

FatmaNur (17): 15 yaşımda peçe yaptım. Ben peçe yaparken annem babam ne der diye düşünmedim. Çünkü düşünseydim yapamazdım. Sadece Allah için yaptığımı biliyorum. Öyleyse Allah benimle beraber diyorum ve bunu gerçekten hissediyorum. Bazen bütün dünyaya yetecekmişim gibi gelirdi. Ben eminim ki dünyadaki tüm insanlar toplanıp bana zarar vermek isteseler Rabbimin dilediğinden daha fazla zarar veremezler…İlk peçe yaptığımda ‘muhakkak imtihan olacağım’ düşüncesi sürekli aklımdaydı. Allah gerçekten samimi olanlarla olmayanları imtihanla ayırıyor. Çok dua ediyordum ben.
Etrafımdaki herkes bana karşıydı. Dua edince Rabbimi çok ama çok yakınımda hissediyordum ve gerçekten o his için annemi babamı değil tüm dünyayı karşıma alırım. Allah sabredenlerle beraberdir. Bu dünya geçici ve de çok çabuk geçiyor…

Siz de hikayenizi anlatmak isterseniz niqabinja@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.