Yazılarımız

Ama Pedagoglar Öyle Demiyor!

10 Mayıs 2014
Ama Pedagoglar Öyle Demiyor!

Çocukları çok severim. Muhabbetim de iyidir. Ama bağzı çocuklar ve anneler!
Geçenlerde üç çocuklu bir çift geldi ziyaretimize. Böyle olacağını bilsem arabalarının lastiklerini patlatır, yollarına mayın döşer, şalterleri indirip evde yokuz izlenimi verirdim! Ne mi oldu? Ne olmadı ki!Çocukların hepsi birer canavardı! Evet evet canavar!
Kanepeleri tuval bilip tükenmez kalemle sanat icra edeninden tutun da kitaplığa özenle yerleştirdiğim kitaplarımın hepsini indirenine kadar, karşı konulamaz bir canavar ordusu! Bir an bunları bizim eve dış mihraklar falan mı soktu diye düşünmedim değil.
Çocuk çocuktur, anlarsınız. Ama çocukları evi darmadağın ederken ses çıkarmayan anneler yok mu! İşte insanı çileden çıkaran budur.

Neyse çay içtik, meyve yedik falan derken teyzeyle az biraz iletişim kurduk. Ben hiçbir dolaylı yola başvurmaya gerek duymadan söyleyiverdim: “çocukları biraz fazla özgür bırakmıyor musunuz?”
Teyzemizde hiçbir sıkılma, bozulma, kızarma belirtisi göremedim. Üstelik gayet özgüveni yerinde, pervasızca söyleyiverdi o cümleyi: “ama pedagoglar öyle demiyorr!”

Aah tabi ya, nasıl da düşünemedim misafirimizin de pedagoji çılgınlığına kapılanlardan olduğunu… Arkadaş nasıl bir rüzgarmış bu, tüm anneleri etkisi altına aldı. Tıpkı bi kaç sene önce başlayan kişisel gelişim furyası gibi. Hayatında hiç kitap yüzü açmamış insanlar bile deli gibi okuyordu bu tarz kitapları.İnsanları sapıkçasına polyanalaştıran, egolarına tavan yaptıran bu kitapların %90’ı yabancı dillerden Türkçeye çevrilmişti. Başka bir din, başka bir kültür, bambaşka bir yaşam tarzına sahip insanların anlattıkları ne kadar faydalı olabilirdi bize? Nitekim olmadı da..Ne ‘kendini ateşle’ ‘istersen olur’ gibi kitapları okuyanların işleri yolunda gitti ne de ‘sen doğuştan doktorsun’ ‘en yükseği hedefle’ tavsiyelerini okuyanlar bir yerleri kazanabildiler. Neyse ki birkaç muhalif yazar zuhur etti de gerçekten uzak bu kitaplar hayatımızdan da biraz olsun uzaklaştı.

Tam sevindik derken şimdi de pedagoji manyaklığı çıktı..(kusura bakmayın bazıları işi bu boyuta getirdi)
Çocuk yetiştirme tarzlarına bir itiraz sunduğunuz anda alacağınız cevap belli:ama pedagoglar öyle demiyor!!
Çocuklarınızı özgür bırakın. Onlara şu kelimeyi söyler/şu davranışta bulunursanız ilerde şöyle olur. 3 yaşında böyle davranın, 5 yaşında böyle davranın. Falan konuyu sakın şu şekilde anlatmayın vs vs…
Pedagoji hakikaten önemli bir ilim ve bu işi hakkıyla yapan aynı zamanda islami kimliği olan insanlar var Okuyalım , bilgilenelim tamam da sizce de biraz abartmadık mı bu meseleyi?
Artık insanlar öyle bir hale geldi ki, çocukları bir yanlış yaptığında durup düşünüyorlar:acaba şimdi nasıl davranmam gerekiyor? diye.

Bu kitaplar gerçek hayatla ne kadar paralel bunu düşünmemiz lazım. Pedagog size çocuğunuzu özgür bırakın dağıtsın, karıştırsın diyor. Kendi evinizde yapabilirsiniz ama ya başkalarının evinde? Çok meşhur bir pedagogun buna cevabı şu olmuştu:”çocuğunuz büyüyene kadar fazla gezmeye gitmeyin”(!)
Anneannesi çocuğun haşarı olmasına kızıyorsa onun evine gitmeyecek miyiz yani?
Büyüklerimizin anlattıklarına bakıyorum da ne anneleri onlarla ilgilenmeye vakit bulabilmiş ne de babalarının gözlerine bakmaya cesaret edebilmişler. Ama şimdi sapasağlam karakterleri var ve güzel yerlere gelmişler.
Yani diyorum ki her hareketimizi kitaplardan öğrenmeye çalışacak kadar abartmayalım bu işi. Yoksa Allah korusun bu işin sonu çocuklarımızı ve onlara olan sevgimizi putlaştırmaya gidecek.

Bunları da Okuyabilirsiniz

3 Yorumlar

  • Reply Büşra Çelik 10 Mayıs 2014 at 17:22

    8 yaşında bir erkek kardeşim var. Anne-baba değilim ama ablayım elimde büyüdü çocuk. Çok hareketlidir, bir saniye yerinde durmaz, biraz da şımarıktır (2 tane abla olunca başında aman sen yapma, aman sen deme öyle çocuğa derken oldu bunlar) tabii nazı ancak kız kardeşimle bana geçer. Annem höt dedi mi oturur yerine, normalde babamla araları çok iyidir ama bir hata yapmışsa yanına bile yanaşamaz babamın. Gayet özgür bir çocuk ama ne kadar özgür olduğunu biliyor neyse ki. Bir yere oturmaya gidilmişse önüne konulan çayı içmek için bile annemden izin ister. Pedagoga falan gitmedik hiç biz. Babam babasından, annem annesinden ne gördüyse öyle yetiştirdi.

    İnsanlar artık hiç bir şeyi düşünmek istemiyorlar. Düşünmüyorlar. Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimizi pedagoglar düşünsün biz yapalım, sınavı nasıl kazanacağız soralım onların dediği gibi çalışalım (herkesin anlama şekli, kabiliyeti farklıdır oysa), bu sorun sadece benim sorunum değil ben çözmeye uğraşmayayım çözen biri olur nasılsa onu takip ederim şeklinde ilerliyoruz. Allah sonumuzu hayr etsin. ^-^

  • Reply Kendi Fikri 10 Mayıs 2014 at 17:23

    Haklısınız.. Misafir ağırlayan ev sahipleri genellikle bu konudan şikayetçi.Dediğiniz gibi çocuklardan değil annelerinden. O yabancı kültürlerden çevirme kitaplarda "serbest bırakın" önerisi var ise,misafir ağırlayan ev sahibi içinde bir öneri olmalı. "Kapının yolunu gösterin" gibi.

  • Reply Adsız 10 Mayıs 2014 at 20:29

    Çocuğum için çok okuyan bir anneyim ve genelde okuduklarimi uygularim. Bu çagin cocuklari ancak çok okuyarak yetiştirilebilir diye düşünüyorum. Ama orfumuz adetimiz bir kenara birakilamaz. Anne babalar iyi arastirir ve doğru bilgiyi kullanmayi becerirlerse saglikli nesiller ortaya cikacaktir insaallah.

  • Cevap Bırak